Geçtiğimiz haftanın en çok ses getiren olaylarından biri olan OceanGate firmasına ait Titan isimli denizaltının, Titanik’te turistlik amaçlı dalışı sonrası haber alınamaması idi. Joystcik ile yönlendirilen bu denizaltı; dalıştan yaklaşık 45 dakika sonra haber alınamayıp, kurtarma çalışmaları başlatılmıştı. Günler süren ve birçok ülkenin katıldığı arama kurtarma çalışmaları sonucunda, 5. gün denizaltının enkazına ulaşılmış ve su üstüne çıkarılmıştır. İçinde denizaltının kaptanı, denizaltı firmasının ceo’su ve 3 milyarder ile toplam 5 kişiye mezar olmuştur. Peki bu denizaltından neden haber alınamadı? Neden su yüzeyine çıkamadan battı? Bu yazımda bu soruları inceleyeceğim.
Denizaltının Teknik Özellikleri
6.7 metre uzunluğunda, 2.8 metre genişliğinde, 2.5 metre yüksekliğinde ve 10.432 kilogram ağırlındaki bu denizaltının toplam 5 kişilik mürettebat kapasitesine sahipti. Araç su içinde saatte maksimum 5.56 kilometre ile ilerleyebiliyordu ve tek seferde 685 kilogram yük taşıyabiliyordu. Ayrıca içindeki oksijen desteği ile içindeki 5 kişiye yaklaşık 96 saate kadar oksijen sağlayabiliyordu. Seyir süresi ise 2 saat batma, 5 saat sabit derinlikte seyir etme, 2 saat de yükselme olarak toplamda 9 saat idi.
İçe Doğru Patlama (Implosion)
Yazının başında da söylediğim gibi dalıştan 45 dakika sonra denizaltıyla iletişim kesilmişti. Ve o dakikadan itibaren denizaltı gittikçe batmaya başladı. Fakat sanılanın aksine mürettebat, 96 saatin sonunda okyanusun dibinde oksijensizlikten can vermedi. Yaklaşık 1500 metre derinliğe inildiğinde basınç farkından dolayı içe patlama gerçekleşti ve saniyenin üçte biri kadar kısa bir sürede mürettebat vefat etti. İnsan sinir sisteminde; motor nöronların iletim hızının saniyenin üçte ikisi olduğu göz önünde bulundurulursa, mürettebatın acı çekmeden öldüğü düşünülebilir.
Patlama Sebebi
Okyanusun 4000 metre derinliğine ulaşmayı hedefleyen ve daha öncesinde bunu başarmış olan bu denizaltının, 1500 metrede içe patlaması tamamen mühendislik hatalarına dayandırılabilir. Bu ve bunun gibi 4000 metre derinliklere inebilen denizaltılar genelde yorulma mukavemeti yüksek olduğu için genelde metalden yapılır. Titan denizaltısının gövdesi ise metallere göre daha yüksek mukavemet gösteren ve daha maliyetli olan karbonfiberden yapılmıştır. Peki nasıl olurda hem daha öncesinde o derinliklere inmeye başarmış ve bu kadar sağlam malzemeyle yapılmış bir denizaltı batabilir? İşte cevabı da tam olarak ‘bunu bir kaç kez başarmış’ olmasında.
Karbonfiber yüksek mukavemetli bir malzeme olmasına rağmen yorulma mukavemetinin düşük olmasıyla bilinen bir malzemedir. Denizdeki titreşimler ve ani/stabil basınç değişimleri; malzemeyi yorup, gövdede stres çatlaklarının oluşumuna neden olmuştur. En sondaki dalışta da stres çatlaklarının artması ile birlikte gövde basıncı kaldıramayıp patlama gerçekleşmiştir.
Peki firma bunu bilmiyor muydu? Tabii ki biliyordu ve bunu kontrol altında tutmak için gövde üstüne tam 20 adet sensör yerleştirmişti. Bu sensörlerin görevi basıncı ölçmek, gövdede oluşabilecek çatlakları tespit etmek ve risk teşkil eden durumlarda uyarı sinyali gönderip batmayı önlemekti. Fakat bu derece zor koşullarda çalışan makineler için çok kritik sensörler gerekir. Bilgisayar üzerinden yapılan testleri ve analizleri kadar deneysel olarak da kritik koşulların doğrulanması gerekir. Oluşabilecek en ufak arıza bu denli facialara sebebiyet verebilir.
Neden Özellikle Karbonfiber?
Bundan yaklaşık 20 yıl önce Virgin Atlantic adlı bir havacılık firması 11000 metrelik derinliğe sahip Mariana Çukuru’na inebilecek kanatları olan bir denizaltı projesinin çalışmalarına başlamıştı. Reklam için kullanılıcak olan bu projede çeşitli arge çalışmaları sonucu en uygun malzemenin karbonfiber olduğu tespit edildi. Fakat bu deniz aracının tek seferlik bir kullanım ömrü olucaktı. Uzun araştırmalar sonucu bu proje mali sebeplerden ötürü rafa kaldırıldı. Buna rağmen yıllar sonra OceanGate firması bu arge çalışmalarından etkilenmesi ve aynı boyutlardardaki metal bir denizaltına göre karbonfiberli gövdeye daha fazla yolcu sığdırabilme düşüncesinden dolayı bu malzemeyi seçmiştir. Oluşabilecek olumsuz sonuçları da gövdeyi sensörlerle donatarak önlemeyi seçmiştir. Ancak görünen o ki bu sensörler başarısız olmuştur.
Sonuç olarak yapılan bu mühendislik hataları hem kendi ceo’ları dahil içindeki insanların ölümüne sebebiyet verdi. Hem de firmanın bu başarısız operasyonu uluslararası medyada yer bulmasıyla rezil oldu. Hem de hukuki yaptırımlar sonucu iflasa sürüklendi.
Kaynakça
- https://oceangateexpeditions.com/
- https://www.ctvnews.ca/sci-tech/titanic-expedition-here-s-what-it-s-like-inside-the-titan-submersible-1.6450554

