Adını Volkswagen’in güç aktarma mühendisi Ralf Budack’tan alan bu motor supercharger bulunmayan Miller çevriminin değişik bir versiyonu olan modern Atkinson çevriminin bir varyasyonudur. Atkinson çevriminde de geleneksel Otto motoru gibi emme, sıkıştırma, ateşleme ve egzoz aşamaları bulunmaktadır. Atkinson çevriminde emme aşaması normal bir şekilde gerçekleşir. Sıkıştırma aşamasında ise 4 zamanlı çevrimden farklı olarak emme supabı kısa bir süreliğine açık bırakılır ve içeri alınan havanın bir kısmı emme manifolduna geri yollanır. Pistonun sıkıştırma mesafesi genişleme mesafesinden daha kısa olduğu için sıkıştırma oranı genişleme oranından daha küçük seviyede gerçekleşir. Böylece daha fazla iş üretilerek yakıt verimliliği artılır. Atkinson çevrimi yakıt tüketirken düşük hacimli bir motor gibi davranırken, güç ürettiğinde ise daha büyük hacimli motor davranışı gösterir. Çoğunlukla ekonomik B sınıfı araçlarda kullanılır.
Budack çevriminde ise Atkinson çevriminden farklı olarak emme aşamasında emme supabı piston alt ölü noktaya ulaşmadan önce kapatılır. Böylece Atkinson çevrimindeki benzer bir durum ortaya çıkar. İçeri alınan hava azaltılarak sıkıştırma oranı genişleme oranından daha düşük seviyelere gelir. Yanma aşamasında elde edilen enerji daha verimli bir şekilde işe çevrilir. Düşük yüklerde çalışırken spesifik çıkış gücü azalırken verimlilik artırılması amaçlanır. Gücün ön planda olduğu durumlarda yani yüksek yüklerde ise kam mili supapları uzun süre açık tutacak şekilde ayarlar ve performansı artırır. Budack çevrimi 2018 yılı itibariyle Volkswagen Tiguan’ da kullanılmaktadır.
2 yorum
Gücün ön planda olduğu durumlarda yani yüksek yüklerde ise kam mili supapları uzun süre açık tutacak şekilde ayarlar ve performansı artırır. Aynı kam mili bunu nasıl gerçekleştiriyor anlayamadım mazur görün tşk ederim
evet zaten atkinson çevrimi de bu yüzden hybridler harici pek tercih edilmedi. Ama örnek olarak Toyota 2016 yılında Tacoma kamyonetinde VVT-iW sisteminde emme zamanında sürüş şartlarına bağlı olarak değişen atkinson , egzoz zamanında ise standart değişken supap zamanlaması kullanarak her iki sistemi bir araya getirip hem performans hem de yakıt tasarrufu sağlar. Değişken hidrolik veya elektrik kontrollü sistemlerle bu mümkün.