Mikroplastikler, adından da anlayabileceğimiz üzere oldukça küçük plastik parçacıklarıdır. Her türlü plastikten oluşabilen mikroplastik parçacıkları 5mm’den daha ufaktırlar. Kumaşlarda kullanılan mikrofiberler, plastik pelletler gibi hali hazırda o boyutlarda üretildikleri gibi plastiklerin aşınma benzeri etkenlere maruz kalmasıyla da ortaya çıkabilirler.
Bu ufak maddelerin kendileri küçük olsa da zararları devasa. Yol açtığı çevre kirliliği, deniz kaplumbağaları ve bazı balık cinsleri başta olmak üzere dünya üzerindeki pek çok canlının varlığı için tehdit oluşturuyor. İnsanlar da bu tehditten nasibini alıyor. Tükettiğimiz deniz ürünleri, yiyeceklerimizde kullandığımız ambalajlar, su içtiğimiz pet şişeler ve daha pek çok kaynak yoluyla vücudumuza mikroplastik alıyoruz. Mikroplastiklerin özellikle denizlerde yol açtığı problemler hakkında farkındalık son yıllarda artarak, çevre dostlarının çalışmalarına ve bazı ülkelerin durumun önüne geçmek için koyduğu yasalara ön ayak oldu. Ancak yine de mikroplastiklerin doğaya ve canlılara zararı hala tam gaz devam etmekte.
Mikroplastikler, bizim ufak düşmanlarımız, atmosferde de şaşırtıcı derecede yüksek miktarlarda rastlanılabiliyorlar. Utah Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 11 ulusal park ve vahşi yaşam alanından 14 ay boyunca hava partikülleri toplandı. Araştırmacılar, atmosfere yayılan plastik kaynaklarını belirlemek ve hareketini ve serpintisini izlemek için plastik ve polimerlerin bileşimini belirlediler. Bulgular, Science Magazine’in 12 Haziran sayısında “ABD’nin Korunan Alanlarındaki Plastik Yağmur” isimli makalesinde yayımlandı. Bu bulgulara göre, sadece Batı Amerika’da yıllık 1.000 metrik ton mikroplastik atmosferden bu alanlara düşüyor. Bu miktar, 300 milyon plastik şişeye eş değer.
2019 yılında İskoçya’daki Strathclyde Üniversitesi’nden bilim adamları ve Fransa’da bir araştırma merkezi olan EcoLab’ın Nature GeoScience’da yayımladığı bir makaleye göre mikroplastikler rüzgâr tarafından çok uzak ve el değmemiş yerlere bile taşınabiliyor.
Mikroplastiğin atmosferdeki etkisini anlamak için daha yolun başındayız. Ancak plastik atıklarımızın yarattığı problemleri sonsuza dek göz ardı edemeyeceğimiz veya ufak müdahalelerle geçiştiremeyeceğimiz bir gerçek. İyimser bir yaklaşımla bakarsak, belki de bu araştırmalar durumun vahametini anlamamızı sağlayarak, küresel ölçekte kapsamlı çözümler geliştirmek için kollarımızı sıvamamızın ilk adımları olabilirler.
Kaynakça:
- https://www.eurekalert.org
- https://www.nationalgeographic.com
- https://e360.yale.edu
- https://interestingengineering.com
