Neden Avrupalılar Amerika’yı keşfetti de Amerika yerlileri Avrupa’yı keşfedemedi? İspanyol Francisco Pizarro’nun yanında sadece 168 asker ile İnka İmpratoru Atahualpa’yı yenmesini sağlayan şey neydi? Farklı toplulukların farklı gelişmişlik düzeyine sahip olmasının nedenleri nedir? Bu yazımda yukarıda vermiş olduğum soruların yanıtlarını özet olarak açıklayacağım. Özet diyorum çünkü ayrıntılara girecek olursak şüphesiz okumak saatlerinizi alır. Ben sizi sıkmadan konuyu olabildiğince açıklamaya çalışacağım. Eğer konu ilginizi çeker, daha fazlasını öğrenmek isterseniz Fizyoloji Profesörü Jared Diamond’un yazmış olduğu “Tüfek, Mikrop ve Çelik” isimli kitabını okumanızı öneririm. Ayrıca Youtube platformu üzerinde kitabın özeti niteliğinde belgesel tarzında videosu bulunmaktadır.
- İnsanlığın Dünyaya Yayılışı
7 milyon yıl önce insanlık Afrika kıtasında ortaya çıktı. Bunu takip eden 5 ya da 6 milyon yıl boyunca insanlık tarihi Afrika kıtası sınırları içerisinde kalmıştır. İnsanların farklı coğrafyalara geçiş yaptıkları tarihler aşağıda gösterilmektedir.
2. Tarıma Geçiş ve Yerleşik Hayat
Şüphesiz ki çiftçilik ile uğraşan toplumlar, yaban hayvan ve bitkilerle geçinen toplumlara göre daha ileriydiler. Çünkü yaban hayvan ve bitkilerle geçinen toplumlarda topluluğun her bir üyesi neredeyse tüm vaktini yiyecek bulmak için harcamaktaydılar. Fakat çiftçiliğe geçmiş toplumlarda daha az iş gücü ile daha fazla ürün elde edilebilmekteydi. Bir dönüm toprak, yaban hayvan ve bitkilerle geçinen insanlara göre 10 yada 100 kat daha fazla insan doyurabiliyordu. Böylece çiftçiler askerleri, sanatkarları, bürokratları besleyebilmekteydiler. Ayrıca tüketicilecek kalori ne kadar fazlaysa bu o kadar fazla nüfus demektir.
Yerleşik hayatın avantajı ise yiyecek fazlasının depolanmasıdır. Yerleşik toplumlarda yöneticileri, bürokratları ve askerleri besleyebilmek için yiyeceklerin depolanması çok önemlidir. Örneğin avcı-toplayıcı toplumlar yiyecek depolayamazlar çünkü yiyecek aramak için sık sık yer değiştirirler. Çiftçiler ise tarlalarına, meyve bahçelerine yakın olmak zorundadır. Ayrıca bir yerde yerleşik olmak doğum aralıklarının kısalmasını sağlayarak nüfus yoğunluğunun artmasını sağlar. Çiftçi toplumlarda doğumların arası iki yıl, avcı toplayıcı toplumlarda ise iki misli tam dört yıldır.
3.Coğrafi Yapı ve İklim
Tarih öncesinde farklı halklar yiyecek üretimine farklı zamanlarda geçtiler. Avustralya yerlileri gibi bazı halklarsa hiç geçmediler (Günümüzde de hala avcı toplayıcı kabileler mevcut). Geçenler arasında bazıları (eski Çin) başkalarından bağımsız olarak kendi kendilerine geçtiler, bazılarıysa (eski Mısır) bu işi komşularından öğrendi. Elbette farklı coğrafyalarda halkların çiftçiliğe geçip geçmeme ya da geçiş zamanlarındaki farklılıklar coğrafi konum, iklim gibi çeşitli faktörlerden oldukça etkilendi. Örneğin Bereketli Hilal (Mezopotamya, Kuzey Suriye, Güney Doğu Anadolu, Doğu Akdeniz) tarımın ilk olarak ortaya çıktığı, yaban hayvanların evcilleştirildiği, kurulan ilk köylerin olduğu bölge olarak bilinir. Böyle olmasındaki etken şüphesiz ki uygun iklim ve coğrafi yapı sayesinde bugün tükettiğimiz kimi besinlerin ilk atalarının yani yaban türlerinin bolca bulunmasından, evcilleştirilebilecek yaban hayvan çeşitliliğinin fazla olmasından kaynaklanmaktadır.
Yukarıdaki haritaya iyi bakın. Kıtaların hangi doğrultuda uzandıklarına dikkat edin. Peki bu durumun o coğrafyada yaşayan insanlara ne gibi bir etkisi oldu?
Bu eksen farklılıkları, tarım bitkilerinin ve hayvan topluluklarının, icatların yayılmasında büyük etkisi oldu. Toplumların birbiriyle olan iletişimini, teknoloji transferini etkiledi. Örnek olarak çiftçilik ve hayvan yetiştiriciliği Amerika Birleşik Devletlerinin güneybatısından Amerikan yerlilerinin Kanadasına sıçrayamadı. Çünkü kuzey-güney ekseni boyunca hareket ettikçe iklim koşulları ve coğrafi yapı büyük ölçüde değişmekteydi. Bu durum da güney bölgesinde yetişen bir bitkinin kuzey bölgesine uyum sağlaması zor olmaktaydı. Avrasya kıtasında ise daha hızlı bir yayılma görülüyordu. Çünkü aynı enlem doğrultusunda hareket ettiğinizde benzer iklim koşulları ve coğrafi yapı görülmekteydi. Sonuç olarak Avrasya’nın doğu-batı ekseni, Bereketli Hilal tarım bitkilerinin İrlanda’dan İndus Vadisine kadar ılımlı enlem kuşağında tarımı hızlı başlatmasına, aynı bitki türünün farklı bölgelere uyum sağlayabilmesine, insanların ve yaban hayvan toplulukların daha rahat bir şekilde göç edebilmesine olanak sağladı.
İspanyol Francisco Pizarro’nun yanında sadece 168 asker ile İnka İmparatoru Atahualpa’yı yenmesini sağlayan şey neydi? Bu sorunun cevabını yukarıda özet olarak vermiş olduğum sebepler az çok açıklar nitelikte. Pizarro yanında sadece 106 piyade eri ve 62 tane atlı askeri ile birlikte Atahualpa’nın 80.000 kişilik ordusunu bozguna uğrattı. Savaş sonucu 7000 civarı İnka askeri hayatını kaybederken İspanyolların kaybı hiç yoktu. Atahualpa’nın kendisi de esir alındı. İspanyollar bunu sahip oldukları ateşli silahları, savaş aracı olarak kullandıkları atları, çelik kılıçları ve zırhları vasıtası ile yaptılar. Buna karşılık Atahualpa’nın askerlerinin üzerine binip savaşacakları hayvanları yoktu. Atı ilk defa görüyorlardı. Silah olarakta taş, bronz ya da tahta sopaları, topuzları vardı. İlerleyen yıllarda İnkalar gibi diğer Amerika kıtası yerlileri de Avrupalıların tüfeklerine, mikroplarına ve çeliklerine karşı koyamadılar.
Kaynakça
Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik (Ankara: Ertem Basım Yayın, 2013)

