2014 yılı sonunda Facebook’ta yayın hayatına başlattığım Çeyrek Mühendis platformunda 5,5 yılımı geride bırakmış durumdayım. Bu süre içinde ülkemizin çeşitli illerinde, çeşitli üniversitelerinde, farklı farklı mühendislik disiplinlerinden birçok insan ile diyalog kurma, onların mesleki hayatına dokunuşlar yapma fırsatı buldum. Bunu yaparken sıradan bir mühendislik sayfası gibi sadece teknik içeriklerle onları bilgilendirmeyi değil aynı zamanda Çeyrek Mühendis’te oluşturduğum vizyon ile onlara hayatlarının çeşitli aşamalarında yol göstermeyi amaçladım. Sosyal medyada çeşitli deneme yazıları paylaştım ve bunlar her zaman kitle tarafından yüksek etkileşimler aldı. Bu yazılar yoğun ilgi gördüğü için her zaman ulaşılabilir olmalı düşüncesi ile yazılarımı bir yerde toplamak için bu internet sitesini kurdum. Hayatım boyunca hiçbir şeyi bir sebebe bağlamadan ve yapmış olmak için yapmamaya çalıştım. Sürekli gelişmeyi, insanlığa faydalı olmayı amaçladım.
Mezuniyet törenimde ettiğim mühendislik yeminine uygun meslek hayatına devam eden bir birey olarak oluşturduğum bu internet sitesinde sosyal medyada destekçim olan ekip arkadaşlarım dışında yani bir ekip yeni bir aile oluşturmaya çalıştım. “Çeyrek Mühendis”i büyük bir aile haline getiren sizlerle ekibimizi genişlettik ve bu siteyi büyüttük. Bu kadro sürekli yenilendi, en başından beri istikrar ile aramızda kalabilen motivasyona sahip kişi az oldu. Ama Çeyrek Mühendis daima kalıcı oldu. Gerek sosyal medya hesaplarımızda gerekse internet sitemizde “Mühendis Kimdir?” sorusuna birçok kez cevap verdik.
İnternet sitemizde 2 seneye ve 610 yazıya ulaşmamız itibariyle bu soruyu bu soru başlığında ben de ayrıca cevaplamak istedim.
Mühendis Kimdir ve Ne İş Yapar?
“Mühendis kimdir?” sorusuna verilebilecek en güzel yanıtlardan biri; bildiği şeyi, bilmediğini üretmekte kullanan insan kişisi. Mühendis insanların ve toplumun sorunlarına, ihtiyaçlarına teknik çözümler sunan, bilimsel yöntemlerle düşünen ve çalışan kişidir. Mühendislik hayal kurmakla başlar; mühendis kişi daha sonra bu hayali gerçeğe dönüştürür. Her ne kadar sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş döneminde olsak da, günümüzde mühendislik sadece bilime yaslanarak ilerlemiyor. İyi tasarımdan, üretim yeteneğine, pazarlama becerisinden, vizyonerliğe uzanan birçok önemli sebebe bağlanarak ilerlemesini sürdürüyor. Mühendislik bu yüzden sürekli gelişim isteyen bir kavramdır. Çeyrek Mühendis’te gizli olan anlam gibi..
Çeyrek Mühendis biziz, çünkü eğitimin sonu yoktur. Bir kitap okumak, bir sınav geçmek veya okul eğitim sürecinizi bitirmekle öğrenme bitmez. Hayat doğuştan, ölüme kadar bir öğrenme sürecidir. Gelişmenin, büyümenin sınırı yoktur; hiçbir zaman biz tamam olduk demeyeceğiz. Bu platformda sizlerle birlikte çok şey öğrendim.
Japonya’da çok önemli bir söz varmış; kendinden daha iyi bir mühendis yetiştirene kadar iyi bir mühendis oldun sayılmaz diyorlarmış.. Ne kadar anlamlı değil mi?
Mühendisler Ne İş Yapar?
Ülkemizde 5-10 sene öncesine kadar birçok mühendis düşündüğümüz ve yukarıda tanımladığımız anlamda bir mühendislik yapmıyordu. Ülkemizdeki mühendislerin büyük bir bölümü satış & satın alma mühendisliği alanında çalışmaktaydı. Fakat son yıllarda ülkemizde AR-GE’ye yapılan yatırımlar ve kendi ürününü tasarlayıp, üretebilmenin önemi arttıkça bu oran da değişmeye başladı.
Temel olarak iş türlerini değerlendirirsek;
Araştırma, Geliştirme Mühendisliği: AR-GE mühendisleri firmanın alanına göre yeni sistemler geliştirmek, maliyetleri düşürmek ve var olan sistemlerden daha üstün sistemler sağlamak üzerine çalışmalar yapan kişilerdir. Gelişmiş ülkelerde büyük AR-GE merkezlerinde yapılan yeni ürün ve yöntem tasarlama çalışmalarının tümüdür. Ülkemizde son zamanlarda Tasarım ve AR-GE merkezi sayısı hızla artmıştır. Genelde çok tatmin edici ve zorlayıcı bir iştir, ülkemizde geçtiğimiz yıllarda bu alanda çalışan mühendis sayısı büyük bir ivme ile artmıştır.
Üretim, İmalat Mühendisliği: Temel olarak, soyut halde bulunan tasarımı (AR-GE ürünü) en nitelikli, en hızlı ve en düşük maliyetle somut hale getiren faaliyetler bütünüdür. Bu mühendislik türü ülkemizde hemen hemen her yerde bulunur ve mühendislik tanımımızda tatminkarlığı vardır.
Destek ve Bakım Mühendisliği: Mühendislik ekipman veya tesislerinin planlı bakım ve onarımını gerçekleştirmekle sorumludur. Tasarlanmış, üretilmiş ve ürün destek süreci devam eden projelerin idame edilmesidir. Bu alanda ülkemizde çok fazla imkan ve fırsat vardır. Pratik çalışmayı ve sahada olmayı seven bireylerin bu alanda tatmin olması yüksek olasılıklıdır.
Satış ve Satın Alma Mühendisliği: Satış mühendisleri hazır ürünleri, sistemleri ve yeni projeleri tanıtır ve satarlar. Satın alma mühendisleri ise alınacak malzemenin fiyatını, kalitesini ve lojistiğini planlayan kişiye verilen mesleki unvandır. Destek ve bakım ile beraber ülkemizde en çok yapılan mühendislik şeklidir. Normalde tecrübeli mühendislerin diğer mühendislik çeşitlerini yaptıktan sonra girdiği bir alandır.
Bu sınıflandırma kapsamında ayrıca bir takipçimizin yaptığı ülkemizdeki mühendislik pozisyonlarına göre karakter tahlilini de burada paylaşmak istiyorum kendisi bu yazıyı okursa yazı altına ayrıca yorum yapabilir.
” Üretim Mühendisi: sessizse,
ArGe Mühendisi: sabırsızsa,
Kalite Mühendisi: çok dürüstse,
Satın Alma Mühendisi: kibarsa,
Proje Mühendisi: garanticiyse,
Bakım Mühendisi: esnek değilse,
YANDI!
Mühendislik diplomanız var diye illa mühendislik yapmak da zorunda değilsiniz. Mühendislik bir yaşam biçimidir. Her ne iş yaparsan yap, mühendislikte öğrendiğin metotlar hayatını kolaylaştıracaktır. Yazımı kitaplarını severek okuduğum ve sosyal medya hesaplarımızda zaman zaman sözlerinden kesitler paylaştığım dünyanın önde gelen bilim insanları arasında yer alan Türk kimya mühendisi ve akademisyen Oktay SİNANOĞLU’nun sözleri ile bitirmek istiyorum;
Akla ne işle uğraşacağını gönül öğretir. Gönül gelişmezse akıl kötülüklerle uğraşır. Onun için düsturumuz Bilim+Gönül’dür.