Müzeler, tarihe ışık tutan ve geçmişten izleri bizlerle buluşturan yapılarıdır. Dünyada tarih, coğrafya, dil gibi alanların yanı sıra bilim ve teknoloji adına da çeşitli müzeler bulunmaktadır. Bu müzeler teknolojinin sürekli gelişmesiyle geride kalan çalışmaları bizlere ulaştırmaktadır. Fakat müzeler bilim ve teknolojiyi genel hatları itibariyle incelemek yerine alt dallarının sergilenmesi için çaba gösterir. Astronomi, elektrik, doğa gibi alanlarda çalışmalar yapılabilir. İşte farklı farklı sergilere sahip olan ve mutlaka gezilmesi gereken 6 bilim ve teknoloji müzesi:
1- Alman Müzesi
Dünyanın en büyük teknoloji ve bilim müzesi olma özelliğine sahip Alman Müzesi, Almanya’nın Münih kentinde bulunmaktadır. Gerek konumu gerekse 50’den farklı dalda içerisinde bulundurduğu 30.000’e yakın objeyle yılda 1.5 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır.
Müze, dönemin ünlü mühendislerinde Oskar von Miller’in öncülüğünde Alman Mühendis Odası tarafından 1903 yılında faaliyete geçmiştir ve günümüzde aktifliğini korumaktadır. Müzenin içerisinde farklı alanlardan bir çok sergi bulunmaktadır. İlk motorlu uçağın motorundan, imparatorluğun kullandığı ilk denizaltıya kadar birçok nesne müzede 25.000 m²’lik bir alanda sergilenmektedir.
2- Nikola Tesla Müzesi
Sırbistan’ın Belgrad şehrinin merkezinde bulunan Nikola Tesla Müzesi, adından da anlaşılacağı üzere fizik ve özellikle elektrik alanında tarihin seyrini değiştiren isimlerden biri olan Nikola Tesla üzerine kurulmuştur. Tesla’nın hayatı boyunca yaptığı çalışmaların çoğunluğu müzede bulunmaktadır. İçerisinde Tesla’ya ait 5.000’den fazla kitap, fotoğraf, makale, dergi ve aygıt bulunmaktadır. Müze 1952 yılında kurulmuş olmasına rağmen ancak 2003 yılında UNESCO tarafından tescillenebilmiştir.
2018’in Temmuz ayında yapılan görüşmelerde müzede bulunan 700’e yakın nesnenin bir yıl boyunca Türkiye’de sergilenmesi konusunda anlaşılmıştı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de kurulacak sergilerde, bizzat müzeden getirilen eşyalar ziyaretçilerle buluşacaktı. Daha sonra bu proje askıya alındı ve ileri bir tarihe ertelendi.
3- Galileo Müzesi
Floransa şehri, bünyesinde çok sayıda müzeyi barındırmaktadır. Bu müzelerden biri de Galileo Müzesi’dir. 1972 yılında kurulan müze, Floransa Üniversitesi tarafından başlarda Istituto e Museo di Storia della Scienza (Enstitütü ve Bilim Tarihi Müzesi) ismiyle faaliyete geçirilmiştir. 2010 yılında gelindiğinde, müzenin ismi değiştirilmiş ve Galileo Müzesi yapılmıştır.

Müze, konum itibariyle Galileo’nun mezarına yakın bir bölgede bulunmaktadır. İçerisinde yer aldığı yapı ise 11. yüzyılda inşa edilen Castellani Sarayı’dır. Müze, isminden ötürü Galileo’nun çalışmalarına önemli ölçüde yer vermektedir. Galileo’nun icatlarıyla birlikte farklı özelliklere sahip teleskoplar da müzede yer almaktadır. Daha önce farklı galeri ve sergilerde bulunan matematik, fizik, astronomi ve görsel sanatlara ait materyaller Galileo Müzesi’ne taşınmıştır. Bunlardan en meşhuru Stanzino delle Matematiche’dir (Matematik Odası).
4- Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi
Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi, 1976 yılında Smithsonian Enstitüsü tarafından kurulmuştur. Müze ABD’nin başkenti Washington DC’de yer almaktadır. Müzenin içerisinde ağırlıklı olarak havacılık ve uzay konulu sergilere yer verilmiştir. Roket, füze, uzay aracı gibi nesnelerin yanı sıra uzayın genel görüntüsünün görülmesini sağlayan planeteryumlara sahiptir. Bu planeteryumlarda ziyaretçiler kubbe şeklinde bir tavana sahip salona yansıtılan gök cisimlerini inceleme fırsatı bulurlar.
Müzenin konsepti uzay ve havacılık olduğundan dolayı, içerisinde NASA’nın yaptığı çalışmalara da yer verilmektedir. Bunlardan en belirgin olanı, Neil Armstrong’un Ay’a inişi sırasında giydiği astronot elbisesi de sergilenmektedir. Bu elbise çok büyük bir titizlikle korunmaktadır zira 2015 yılında kapsamlı bir bakıma girmiştir.
5- Leonardo da Vinci Bilim ve Teknoloji Müzesi
Leonardo da Vinci Bilim ve Teknoloji Müzesi (Museo Nazionale della Scienza e della Tecnologia “Leonardo da Vinci”), İtalya’nın Milano kentinde bulunmaktadır. Müze Leonardo da Vinci’nin 500. doğum yıldönümü olan 1952 yılında faaliyete geçmiştir. Fakat faaliyete geçtiği yapı, 16.yüzyıldan kalma bir manastırdır. 1947 yılında ise manastırın müzeye dönüştürülmesi kararlaştırılmıştır.
Leonardo da Vinci Müzesi, tek bir binadan oluşmamaktadır. Birden fazla bloktan oluşan müzenin her bloğunda farklı bir teknoloji alanında sergiler mevcuttur. Ana binanın giriş katında da Vinci’nin elektrik üzerine yaptığı çalışmalar ve icatları yer almaktadır. Buharın elektrik enerjisine dönüştürülmesi prensibine dayanan ilk jeneratör de burada sergilenmektedir. Ayrıca elektrikle birlikte astronomi alanında da materyaller görmek mümkün. Karanlık maddeler, çarpışma deneyleri ve ışık odaları da aynı zamanda ziyaretçilerini bekliyor. Müzenin diğer bölümlerine baktığımız zaman Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi’ne benzer şekilde kozmonotların kullandığı eşyalar da sergilenmektedir.
6- CosmoCaixa Müzesi
İspanya’nın Barcelona şehrinde bulunan müzenin tasarım amacı kullanım amacından hayli farklı. 1904 yılında tasarımına başlanan bina, ilk olarak görme engelliler için sığınma evi olarak kullanılmıştır. 1979 yılında kapatılmış ve 1981 yılında ise bilim müzesi olarak faaliyete geçmiştir. Fakat binanın uzun süre kullanılmış olması, müzenin 1998 yılında kapanmasına ve 6 senelik bir bakıma girmesine yol açmıştır.
Müzenin içerisinde doğa ve uzay bilimi ile ilgili sergiler mevcuttur. Diğer bazı müzelere benzer şekilde içerisinde plenataryum bulundururken; farklı olarak kitapçı, kafe ve hediyelik eşya satan dükkanlar vardır. Müzenin içinde astronomi alanında geniş kapsamlı çalışmaların sergilendiği The Hall of Matter isimli bir bölüm vardır. Bu bölüm ziyaretçilere Big Bang’den itibaren ilk canlı organizmaya kadar olan evreleri göstermektedir.
Kaynakça:
- barcelona-home.com
- tr.wikipedia.org
- cosmocaixa.es
- deutsches-museum.de
- museoscienza.org/en









